İçeriğe geç
  • Dolar 49,7644 ▲ %0,14
  • Euro 55,6990 ▼ %0,05
  • Sterlin 66,4444 ▼ %0,17
  • Gram Altın 6.404,92 ▲ %0,32
  • Çeyrek Altın 10.515,43 ▼ %0,18
  • Gümüş 85,91 ▼ %0,28
  • Bitcoin 3.959.158 ▼ %0,70
  • BIST 100 11.071,97 ▼ %0,40

Politika

Ankara Vekilinden Ayaş OSB İtirazı

Ankara Vekilinden Ayaş OSB İtirazı

DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, Ayaş Gökler Mahallesi'ndeki Geri Dönüşüm İhtisas OSB projesinin yer seçimine tepki göstererek kamulaştırmanın durdurulmasını ve alternatif alanların değerlendirilmesini istedi.

DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, Ankara'nın Ayaş ilçesi Gökler Mahallesi'nde kurulması planlanan Geri Dönüşüm İhtisas Organize Sanayi Bölgesi'nin (OSB) yer seçimi ve kamulaştırma sürecine yönelik itirazlarını yazılı bir açıklamayla dile getirdi. 26 Ekim 2026 tarihinde yapılan açıklamada, projenin tarımsal üretim, su kaynakları ve çevre üzerindeki olası etkilerine dikkat çeken Şahin, yer seçiminin yeniden gözden geçirilmesi ve kamulaştırma işlemlerinin durdurulması çağrısında bulundu.

Cumha'da yayınlanan habere göre, Şahin, çiftçilerin topraklarını korumanın devletin temel sorumluluklarından biri olduğunu belirterek, proje alanının hangi kriterlere göre belirlendiğinin kamuoyuna açıklanmasını talep etti. DEVA Partili vekil, bölge halkının ciddi bir belirsizlikle karşı karşıya kaldığını vurguladı.

Şahin, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Ayaş'ın Gökler Mahallesi'nde yıllardır toprağını ekip biçerek geçinen hemşehrilerimiz bugün ciddi bir belirsizliğin içinde. Geri dönüşüm ihtisas organize sanayi bölgesi için yürütülen kamulaştırma süreci, bölgenin tarımsal geleceğini, üretimi ve yüzlerce ailenin geçimini doğrudan etkiliyor." Projenin büyüklüğüne ilişkin verileri paylaşan Şahin, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecindeki bilgiler ile Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) kayıtları arasındaki farka işaret etti.

Şahin, "ÇED sürecine ilişkin kamuoyuna yansıyan bilgilere göre yaklaşık 441 hektarlık alanda 220 tesis öngörülürken bugün OSBÜK kayıtlarında alan 446 hektar, toplam parsel sayısı 267 ve fiili durum 'kamulaştırma yapılıyor' olarak görünüyor. Bu kadar geniş bir alan için neden Gökler'in seçildiği hâlâ açıklığa kavuşmuş değil." dedi. Tarımsal niteliği daha düşük alternatif alanların değerlendirilip değerlendirilmediğinin sorulması gerektiğini belirten Şahin, "Yıllardır üretim yapılan bu toprakların neden tercih edildiği, tarımsal niteliği daha düşük hangi alanların değerlendirildiği, hangi seçeneklerin hangi gerekçeyle elendiği kamuoyunun bilmesi gereken konuların başında geliyor." ifadelerini kullandı.

Çiftçilerin artan maliyetler altında ezildiğini belirten Şahin, üretim maliyetlerinin karşılanamaması ve emeğin karşılığının alınamaması nedeniyle çiftçilerin zor durumda olduğunu kaydetti. Şahin, "Çiftçi zaten mazotun, gübrenin, elektriğin ve yemin altında eziliyor. Ürettiğinde maliyetini karşılayamıyor, sattığında emeğinin karşılığını alamıyor. Şimdi de yıllardır ekmeğini çıkardığı toprağın geleceği için kaygılanıyor. Çiftçiye vere vere borç verdiniz, ala ala şimdi toprağına mı sıra geldi?" diye sordu.

Ayaş'ın tarımsal üretim potansiyeline dikkat çeken Şahin, ÇED olumlu kararına rağmen çevre ve su kaynakları üzerindeki endişelerin giderilmediğini savundu. Şahin, "Ayaş tarımıyla yaşayan, tarımıyla bilinen bir ilçe. Domatesiyle, kirazıyla, dutuyla üretimin hâlâ canlı olduğu bu topraklarda yüzlerce tesislik yeni bir sanayi alanı planlanıyor. Böyle bir kararın yalnızca kamulaştırma bedeli üzerinden değerlendirilmesi çiftçinin hayatındaki karşılığını görmezden gelmek olur." dedi. 267 parselin ne kadarında fiilen tarımsal üretim yapıldığının ve kaç çiftçinin etkileneceğinin açıklanmasını isteyen Şahin, "Proje sahasına ilişkin resmi toprak etütleri, arazi sınıfları ve tarım dışı kullanım kararlarının dayanakları kamuoyuyla paylaşılmalı. Kamu yararı, yalnızca dosyada yer alan bir ifade değildir. Hangi yararın hangi bedel karşılığında tercih edildiği de görülmelidir. Fabrikayı başka yere kurabilirsiniz, toprağı başka yere taşıyamazsınız." ifadelerini kullandı.

Proje alanının Tatlar Mahallesi'ne yaklaşık 875 metre, Ankara Çayı'na yaklaşık 1 kilometre ve Gökler Mahallesi'ne yaklaşık 3,5 kilometre mesafede olduğunu hatırlatan Şahin, çevresel etkilerin kapsamlı incelenmesi gerektiğini vurguladı. Şahin, "Yüzlerce tesisin kurulacağı böyle bir alanın tarıma, suya, çevreye ve bölgedeki üretime etkisi bütün yönleriyle değerlendirilmelidir." diyerek, sanayi yatırımlarında tarımsal sürdürülebilirliğin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.

Anayasa'nın 46'ncı maddesindeki kamulaştırma yetkisinin kamu yararı esasına dayandığını hatırlatan Şahin, yer seçimi sürecinde şeffaflık çağrısı yaptı. Şahin, "Anayasa'nın 46'ncı maddesindeki kamulaştırma yetkisi de kamu yararı esasına dayanıyor. Bu nedenle yer seçimi sürecinde hangi alanların değerlendirildiği, Gökler'in hangi ölçütlerle tercih edildiği ve diğer seçeneklerin hangi gerekçelerle elendiği açıkça ortaya konulmalı. Gökler'de yaşayan insanların itirazları bu sürecin dışında tutulmamalı." dedi. Çiftçilerin topraklarıyla kurdukları bağın mülkiyet değerinin ötesinde olduğunu vurgulayan Şahin, "Çünkü çiftçinin toprağı tapuda yazan metrekareden çok daha fazlasını ifade ediyor. Kimi aile için tek geçim kapısı, kimi için babadan kalma miras, kimi için çocuğuna bırakacağı gelecek." ifadelerini kullandı.

Sanayi büyümesi ile tarımın küçülmesinin başarı olarak sunulmasının mümkün olmadığını belirten Şahin, geri dönüşüm amacıyla atılan bir adımın geri dönüşü olmayan tarım kaybına yol açmasının çelişki yarattığını ifade etti. Şahin, "Sanayi büyürken tarım küçülüyorsa ortaya çıkan tabloyu başarı diye anlatmak mümkün değil. Geri dönüşüm için atılan adımın sonunda geri dönüşü olmayan bir tarım kaybı bırakması da ciddi bir çelişki yaratır. Sanayiye yer ararken çiftçiyi yersiz yurtsuz bırakmayın!" diye konuştu. Üretim yapan çiftçinin toprağının korunması gerektiğini vurgulayan Şahin, "Çiftçiye sürekli daha fazla üretmesini söyleyen bir yönetimin, üretim yaptığı toprağı da koruması gerekir. Toprağı elinden alınan çiftçiden üretim beklemek, en başından kendi sözünüzü boşa çıkarmaktır." dedi.

Açıklamasının sonunda ilgili kurumlara seslenen Şahin, teknik raporların kamuoyuyla paylaşılmasını ve Gökler Mahallesi sakinlerinin itirazlarının dikkate alınmasını talep etti. Şahin, "Süreç daha fazla ilerlemeden yer seçimine ilişkin bütün teknik raporlar açıklanmalı. Kamulaştırmadan etkilenecek mülkiyet yapısı ve fiilen üretim yapılan alanlar ortaya konulmalı. Proje sahasına ilişkin resmi toprak etütleri, arazi sınıfları ve tarım dışı kullanım kararları kamuoyuyla paylaşılmalı. Gökler'de yaşayan hemşehrilerimizin itirazları da karar sürecinde gerçek karşılığını bulmalı." ifadelerini kullandı. Şahin, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Çiftçinin karşısına yalnızca bedel hesabıyla çıkmak yetmez. Bu toprağın neden seçildiğinin de ikna edici bir cevabı olmalı. Bu haliyle bu yer seçiminden vazgeçilmeli, kamulaştırma süreci durdurulmalı ve tarımsal üretime daha az zarar verecek alternatif alanlar yeniden değerlendirilmelidir. Geri dönüşüm yapacağız diye Ayaş'ın toprağını, çiftçinin geleceğini öğütmeyin!"

TürkAta Haber Ajansı
İç Anadolu Gündemi

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…