İçeriğe geç
  • Dolar 49,4204
  • Euro 55,4110
  • Sterlin 65,5953
  • Bitcoin 4.061.230 ▲ %1,54

Tarım & Hububat

YENİ Parti Sivas Milletvekili Karasu: Pancar Alım Fiyatı Yeniden Belirlenmeli, Çiftçinin Emeği Karşılığını Bulmalı

YENİ Parti Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, TÜRKŞEKER'in 2026-2027 üretim yılı için açıkladığı ton başına 3 bin 720 liralık şeker pancarı alım fiyatına tepki gösterdi. Mazot fiyatındaki yüzde 70,7'lik artışa dikkat çeken Karasu, fiyatın revize edilmesini istedi ve "Çiftçinin alınteri bu kadar ucuz değil" dedi.

Cumha'nın haberine göre, YENİ Parti Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. (TÜRKŞEKER) tarafından 2026-2027 üretim yılı için duyurulan şeker pancarı alım fiyatını eleştirdi. Ton başına 3 bin 720 lira olarak belirlenen fiyatın, mazot, gübre, tohum, sulama ve işçilik gibi artan maliyetler karşısında üreticinin emeğini karşılamadığını öne süren Karasu, Tarım ve Orman Bakanlığı'na bu fiyatın yeniden gözden geçirilmesi çağrısında bulundu.

Ankara'da basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Karasu, şeker pancarı üreticilerinin giderek zorlaşan ekonomik şartlarla mücadele ettiğini ifade etti. Mevcut tarım politikalarının üreticiyi desteklemek bir yana, onu üretimden uzaklaştırdığını savundu.

TÜRKŞEKER'in belirlediği yeni alım fiyatı, başta Sivas olmak üzere pancar ekimi yapılan bölgelerdeki çiftçiler tarafından yakından takip ediliyor. Karasu'nun paylaştığı verilere göre, Eylül 2025 ile Eylül 2026 arasındaki dönemde mazotun litre fiyatı 55,43 liradan 94,60 liraya çıkarak yüzde 70,7 oranında arttı. Aynı süreçte DAP gübresinin fiyatı yüzde 35,9, 20.20.0 gübresinin fiyatı ise yüzde 38,6 oranında yükseldi.

Tohum, sulama ve işçilik giderlerindeki artışların da maliyet baskısını büyüttüğünü vurgulayan Karasu, açıklanan alım fiyatının üreticinin içinde bulunduğu ekonomik tabloyla uyuşmadığını dile getirdi.

Şeker pancarı üreticisinin uzun süredir artan maliyetler, yetersiz destekler ve düşük alım fiyatları arasında sıkıştığını belirten Karasu, hükümetin tarım politikalarını sert sözlerle eleştirdi. Karasu, "Siz çiftçiyle, üreticiyle, bu toprağın emekçisiyle dalga mı geçiyorsunuz? Mazot yüzde 70 artmış, gübre fiyatları katlanmış; tohum, sulama ve işçilik giderleri yükselmiş. Siz kalkıp çiftçinin alınterine 3 bin 720 lira biçiyorsunuz. Açıkladığınız fiyata göre, çiftçinin 1 litre mazot alabilmesi için yaklaşık 26,5 kilo şeker pancarı satması gerekiyor. Çiftçinin emeği bu kadar ucuz değil!" ifadelerini kullandı.

Çiftçinin sadece kendi geçimini sağlamakla kalmadığını, aynı zamanda Türkiye'nin gıda üretiminin bel kemiğini oluşturduğunu kaydeden Karasu, üreticinin ekonomik olarak korunmasının ülkenin tarımsal geleceği için elzem olduğunu söyledi.

Karasu, "Bu ülkenin sofralarına ekmeği, tarlalarına bereketi getiren çiftçidir. Yıllarca toprağını işleyen, borçlanarak üretmeye devam eden insanlara 'üret ama kazanma' diyemezsiniz. Çiftçinin alınterini yok sayarak Türkiye'nin tarımını, geleceğini ve gıda güvenliğini koruyamazsınız." diye konuştu.

Şeker pancarı üreticilerinin yeni fiyattan memnun olmadığını aktaran Karasu, çiftçinin yalnızca ürününü satabileceği bir rakam değil, üretimini sürdürebileceği ve ailesinin geçimini sağlayabileceği bir gelir beklediğini ifade etti. Üreticinin maliyetlerini karşılayamadığı bir ortamda tarımsal üretimin devamlılığının tehlikeye gireceğini belirten Karasu, "Çiftçi büyük emek veriyor, artan maliyetlere rağmen üretmeye çalışıyor. Ancak ürününü sattığında masraflarını karşılayamıyorsa gelecek yıl nasıl üretim yapacak? Çiftçiye 'üret' deyip üretimin maliyetini görmezden gelemezsiniz." değerlendirmesinde bulundu.

Tarım politikalarının sadece üretim miktarına değil, üreticinin ekonomik durumuna ve tarımsal faaliyetlerini sürdürebilmesine de odaklanması gerektiğini vurgulayan Karasu, şeker pancarının hem tarımsal üretim hem de şeker sanayisi açısından stratejik önemine dikkat çekti.

Şeker Dairesi Başkanlığı verilerine atıfta bulunan Karasu, 2016 yılında 105 bin 460 olan pancar ekimi yapan çiftçi sayısının 2025 yılında 76 bin 767'ye gerilediğini bildirdi. Böylece dokuz yıllık süreçte şeker pancarı üreticisi sayısının 28 bin 693 kişi azaldığını belirten Karasu, bu durumun uygulanan tarım politikalarının bir sonucu olduğunu savundu.

Şeker fabrikalarının kapatılması ve nişasta bazlı şekerin piyasadaki payının artmasının da üreticileri olumsuz etkilediğini ifade eden Karasu, "Rakamlar ortada. Üretici sayısı azalıyor, köyler boşalıyor, gençler tarımdan uzaklaşıyor. Siz hala bu tabloyu görmezden geliyorsunuz. Çiftçiyi üretimde tutacak politikalar yerine, onu borca ve çaresizliğe mahkum eden bir düzen kurdunuz." şeklinde konuştu.

Türkiye'nin tarımsal üretim potansiyeline rağmen dışa bağımlılığın arttığını öne süren Karasu, hükümetin tarım politikaları ile "yerli ve milli" söylemi arasında çelişki bulunduğunu ileri sürdü. Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için çiftçilerin ekonomik olarak desteklenmesi gerektiğini belirten Karasu, "Yerli ve milli olmak tarlayı boş bırakmakla, çiftçiyi borçlandırmakla, üreticiyi ithalatın karşısında çaresiz bırakmakla olmaz. Yerli ve milli olmak; çiftçinin yanında durmak, üretimi desteklemek, alınterinin hakkını vermektir." ifadelerini kullandı.

Üreticilerin artan maliyetler ve yetersiz gelir nedeniyle tarımdan kopmasının yalnızca çiftçileri değil, Türkiye'nin gıda güvenliğini ve tarımsal geleceğini de tehdit ettiğini kaydeden Karasu, TÜRKŞEKER'in açıkladığı 3 bin 720 liralık alım fiyatının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Yeni fiyat belirlenirken mazot, gübre, tohum, sulama ve işçilik giderlerinin yanı sıra üreticinin emeğinin ve geçim koşullarının da dikkate alınmasını isteyen Karasu, tarımın yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak görülemeyeceğini söyledi. Karasu, "Üreticisini koruyamayan bir ülke, sofrasını nasıl koruyacak? Çiftçisini toprağından koparan bir iktidar, bu ülkenin geleceğini nasıl güvence altına alacak? Tarım; günü kurtaracak bir sektör değil, Türkiye'nin milli güvenlik meselesidir. Çiftçinin alınteri üzerinden tasarruf yapamazsınız. Çiftçinin emeğini değersizleştirerek Türkiye'nin tarımını ayakta tutamazsınız." dedi.

Şeker pancarı alım fiyatının üreticinin gerçek maliyetleri esas alınarak yeniden belirlenmesi gerektiğini ifade eden Karasu, çiftçinin üretimde kalabilmesi için ekonomik güvencenin sağlanmasının önemine dikkat çekti. Karasu, sözlerini "Pancar alım fiyatı, üreticinin gerçek maliyetleri ve emeği dikkate alınarak yeniden değerlendirilmelidir. Çiftçi kazanacak ki üretsin; üretici ayakta kalacak ki Türkiye'nin sofrası bereketli olsun." şeklinde tamamladı.

Çiftçinin alınterinin karşılığını alabildiği, üreticinin borç yükünden kurtarıldığı ve Türkiye'nin yeniden kendi kendine yeten bir tarım ülkesi haline geldiği politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Karasu, şeker pancarı alım fiyatının üreticilerin beklentileri doğrultusunda revize edilmesi talebini yineledi.

TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…